Physical Address
304 North Cardinal St.
Dorchester Center, MA 02124
Physical Address
304 North Cardinal St.
Dorchester Center, MA 02124

Vergi vermek, vatandaşlık görevidir. Bu konuda kimsenin itirazı olamaz. Hele ki kayıtdışı ekonomiye karşı verilen mücadele, milli ekonominin ve sosyal adaletin temel direklerinden biridir. Ancak son dönemde işletmelerin, girişimcilerin ve sanayicilerin karşı karşıya kaldığı denetim anlayışı, bir “vergi tahsilatı değil, adeta bir bastırma operasyonu” haline gelmiştir.
Devlet elbette vergi toplayacaktır. Ama bunu, işletmenin, üretimin, istihdamın, yatırımın ruhunu incitmeden, girişimcinin azmini kırmadan yapmalıdır. Her fabrikanın, her atölyenin, her işletmenin kapısına bir vergi müfettişi dikerek, gece yarısı defter denetimleriyle, işyeri önlerinde sayım-tutanağı furyasıyla bu iş sürdürülemez. Ekonomiyi denetlemek başka, girişimcinin moralini çökertmek başkadır.
Bu ülkede girişimci olmak zaten zordur. Enerji maliyetleri yüksek, hammaddeler ithalata bağımlı, iş gücü piyasası karmaşık, bürokrasi hâlâ hantal. Üstüne bir de şeffaflıktan uzak, istikrarsız bir vergi denetim sistemi geldiğinde, üretici “nefes” değil, “ceza” duygusuyla yaşar. Oysa üreticinin nefes alması demek, ülkenin üretmesi demektir. Girişimcinin ayakta kalması, ülkenin kalkınması demektir.
Mesele sadece para toplamak olmamalıdır. Mesele bir sistem inşa etmektir. Vergi sistemi adil olmalıdır. Gelire, kâra, üretime göre ölçülen; istihdamı, yatırımı destekleyen; kayıt içine geçen her işletmeye teşvik olan bir yapı kurulmalıdır. Devlet, güven esaslı bir yaklaşım benimsemelidir. Denetim, suçlu arayan bir refleksle değil; rehberlik eden bir anlayışla yapılmalıdır.
Bugün, Maliye politikalarının geldiği nokta; işletmelere güven vermek yerine kuşku doğurmakta, yatırımı teşvik etmek yerine kaçırmakta, üretimi desteklemek yerine durdurmaktadır. Her beyannameyi potansiyel suç belgesi gibi görmek, her işletmeyi hilekâr varsaymak, maliye kültürünü yozlaştırır. Böyle bir ortamda ne kayıtlı ekonomiye geçiş olur ne de vergi geliri artar. Olsa olsa girişimci ülkesine küser, ya kabuğuna çekilir ya da üretimden vazgeçer.
Eğer biz güçlü bir devlet olmak istiyorsak, önce güçlü işletmeleri yaşatmak zorundayız. Eğer milli gelirimiz artsın istiyorsak, üretim ekonomisini öncelemeliyiz. Eğer adalet istiyorsak, vergi sisteminde şeffaflık ve hakkaniyeti tesis etmeliyiz. Kapıda müfettiş saymakla, sokakta vergi oranı anons etmekle olmaz. Bu millet onurludur, üretkendir, çalışkandır. Ama baskıyla değil, güvenle büyür.
Adil, öngörülebilir ve girişim dostu bir vergi reformu artık kaçınılmazdır. Maliye, vatandaşına “potansiyel suçlu” gözüyle değil, “ortak refahın paydaşı” gözüyle bakmalıdır. İşte o zaman gerçek kalkınma başlar. Aksi halde elimizde sadece kapısına mühür vurulmuş işletmeler, küsülmüş sanayiciler, umudunu yitirmiş genç girişimciler kalır.
Ve unutmayalım: Hakkaniyetin olmadığı bir yerde vergi, sadece yük olur.